Kriptoda Risk Yönetimi: Pozisyon Boyutu ve Stop Loss ile Sermayeyi Korumak

Kriptoda Risk Yönetimi: Pozisyon Boyutu ve Stop Loss ile Sermayeyi Korumak

Kriptoda risk yönetimi nedir? Pozisyon boyutu ve stop loss mantığıyla kaybı kontrol altına alma

Risk yönetimi, her işlemde kaybedilebilecek maksimum tutarı önceden belirleyip pozisyon boyutu ve zarar durdurma (stop loss) gibi araçlarla bu sınırı koruma disiplinidir. Ne işe yarar? Sermayeyi “tek kötü seri” ile bitirmek yerine düşüşleri sınırlayıp uzun vadede oyunda kalmayı sağlar. Kimler için risklidir? Kaldıraç kullananlar, plansız alım-satım yapanlar, FOMO/FUD ile hareket edenler ve tek işleme yüksek oranla girenler için risk daha yüksektir.

Risk yönetimi tarafında sık görülen bir durum, iyi bir stratejiye rağmen kötü pozisyon boyutu yüzünden hesabın hızlı erimesidir. Gerçek projelerde risk yönetimi ile ilgili karşılaşılan sorun, “doğru tahmin” ile “doğru risk”in karıştırılmasıdır. Pratikte risk yönetimi konusunda en çok yapılan hata ise stop loss’u rastgele koyup sonra “piyasa avladı” diye disiplinin bırakılmasıdır.

TL;DR (30 saniyede özet)

  • Risk yönetimi, “haklı çıkmak” değil her işlemde kaybı sınırlayıp oyunda kalmaktır.
  • İşlem başına risk çoğu kullanıcı için %0,5–%2 bandında tutulduğunda hata payı yönetilebilir olur.
  • Pozisyon boyutu, giriş miktarına göre değil stop mesafesi ve kabul edilen risk tutarına göre hesaplanır.
  • Stop loss, rastgele değil yapı (destek/direnç), volatilite ve invalidasyon noktasına göre seçildiğinde anlam kazanır.
  • Risk-ödül oranı, tek işlemden çok uzun seri boyunca stratejinin sürdürülebilirliğini belirler.

Risk yönetimi tam olarak neyi kontrol eder?

Risk yönetimi; işlem başına kaybı, toplam portföy dalgalanmasını ve “maksimum düşüş” (drawdown) seviyesini kontrol eder. Birçok kripto ekosisteminde aynı strateji iki farklı sonuç verir: biri küçük kayıplarla hayatta kalır, diğeri aynı hareketlerde hesabı tüketir. Farkı yaratan çoğu zaman tahmin değil, riskin sınırlandırılmasıdır.

Risk yönetimi tarafında sık görülen bir durum, art arda 5–7 hatalı işlemde bile hesabın ayakta kalması gerekirken “tek işlemde” %10–%20 kayıp yazılmasıdır. Son dönemde volatilite artışları (gün içi %3–%8 bandı) özellikle düşük likiditeli paritelerde stopların kolay tetiklenmesine yol açabilir; bu yüzden risk, sadece stop koymakla değil stopun konumu ve pozisyon boyutu ile birlikte yönetilir.

Soru: “Sadece stop loss koymak risk yönetimi için yeterli mi?” Cevap: Hayır. Stop loss tek başına “nerede çıkacağını” söyler; pozisyon boyutu ise “çıktığında ne kadar kaybedeceğini” belirler. İkisi birlikte çalışmadığında stop doğru olsa bile kayıp büyüyebilir.


İşlem başına risk nedir? Yüzde risk kuralı

İşlem başına risk, tek bir pozisyonda kaybetmeyi kabul ettiğiniz maksimum sermaye yüzdesidir. Trading risk yönetimi için pratik eşik, yeni başlayanlarda çoğunlukla %0,5–%1; daha oturmuş sistemlerde %1–%2 bandıdır. %3 ve üzeri risk, üst üste hatalarda toparlanmayı zorlaştırır çünkü matematiksel olarak kaybı telafi etmek için daha yüksek kazanç gerekir.

Örnek: 100.000 TL sermayede işlem başına %1 risk, her işlemde en fazla 1.000 TL kayıp demektir. 10 işlemde 6’sı yanlış gitse bile (6.000 TL) sermaye hâlâ “oyunda” kalır. Pratikte risk yönetimi konusunda en çok yapılan hata, iyi giden dönemde yüzdeyi büyütüp kötü seride aynı hızla geriye düşmektir.

Güncel risk yönetimi modellerinde “tek işlem” yerine “günlük risk limiti” de kullanılır: örneğin aynı gün toplam kayıp %2’ye ulaşırsa yeni pozisyon açmamak. Bu, duygusal trading hataları sonrası “intikam işlemleri”ni azaltır.


Pozisyon boyutu nedir? Neden “miktar” değil “risk” seçilir?

Pozisyon boyutu, bir varlıkta kaç birim alınacağını/satılacağını belirleyen hesaptır; temel girdi “ne kadar kazanmak istiyorum” değil “ne kadar kaybetmeyi göze alıyorum” olmalıdır. Pozisyon boyutu nedir sorusunun cevabı, stop mesafesi olmadan eksik kalır: stop 2% uzaktaysa başka, 8% uzaktaysa başka büyüklük gerekir.

Gerçek projelerde pozisyon boyutu ile ilgili karşılaşılan sorun, aynı büyüklükle her paritede işlem açmaktır. Oysa volatilite riski kripto tarafında pariteye göre değişir: majörlerde gün içi %1–%3, bazı alt piyasalarda %5–%15 hareket normal olabilir. Aynı miktarla işlem açmak, birinde “makul”, diğerinde “aşırı risk” demektir.

Spot işlem riskleri ile vadeli/kaldıraçlı işlem riskleri de burada ayrışır. Kaldıraç, stop mesafesini küçülttüğünüzde bile efektif riski büyütebilir; çünkü küçük fiyat hareketi, teminatı orantısız etkiler.


Pozisyon boyutlandırma nasıl yapılır? Basit formül

Pozisyon boyutlandırma nasıl yapılır sorusunun en pratik yanıtı, risk tutarı ve stop mesafesi ile hesap yapmaktır. Basit yaklaşım: Pozisyon Boyutu = (Sermaye × Risk Yüzdesi) / Stop Mesafesi. Buradaki stop mesafesi yüzdelik olarak alınır (ör. %2 = 0,02).

Örnek: 50.000 TL sermaye, işlem başına %1 risk (500 TL), stop mesafesi %2 ise: 500 / 0,02 = 25.000 TL pozisyon. Stop mesafesi %5 olsaydı: 500 / 0,05 = 10.000 TL pozisyon. Bu örnek, “stop uzaklaştıkça pozisyon küçülür” mantığını netleştirir.

Son dönemde birçok borsada minimum emir büyüklüğü ve komisyon yapısı, çok küçük pozisyonlarda verimi düşürebilir. Bu durumda risk yüzdesini büyütmek yerine, daha net stop yapısı bulunan setupları seçmek veya işlem sayısını azaltıp kaliteyi artırmak genellikle daha sürdürülebilirdir.


Stop loss nedir? Zarar durdurma mantığı

Stop loss nedir sorusunun net cevabı: fiyat belirlenen seviyeye geldiğinde pozisyonu otomatik kapatıp kaybı sınırlandıran mekanizmadır. Zarar durdurma nedir diye sorulduğunda “sigorta” benzetmesi yapılır ama kritik fark şudur: sigorta “plan” değil, planın parçasıdır. Stop, yanlış olduğunuz noktayı tanımlar.

Birçok risk yönetimi ekosisteminde stop’un iki rolü vardır: (1) strateji geçersizleştiğinde çıkış, (2) sermaye korunumu. Pratikte risk yönetimi konusunda en çok yapılan hata, stop’u “kayıp istemediği” için yakına koymaktır; bu da gürültüde tetiklenme olasılığını artırır.

Stop belirlerken “invalidasyon” düşüncesi kullanılır: “Bu seviye kırılırsa, senaryom bozulur.” Bu yaklaşım, stop’u rastgele değil mantıksal yapıya dayandırır.


Stop loss nasıl kullanılır? Yer seçimi ve mesafe

Stop loss nasıl kullanılır sorusu, sadece “nereye koyayım” değil “neden oraya” ile cevaplanır. Stop genelde üç yöntemle belirlenir: (1) yapı bazlı (son dip/tepe, destek/direnç), (2) volatilite bazlı (ortalama gerçek aralık yaklaşımı gibi), (3) zaman bazlı (belirli sürede beklenen hareket gelmezse çıkış). Güncel risk yönetimi modellerinde yapı + volatilite birlikte kullanılır; çünkü yapı tek başına “çok dar” kalabilir.

Somut örnek: Girişten sonra son dip ile stop arası %3 ise ve işlem başına risk 1.000 TL ise pozisyon 33.333 TL civarı olur (1.000/0,03). Aynı işlemde stopu “psikolojik” diye %1’e çekmek pozisyonu 100.000 TL’ye iter; bu da tek yanlışta büyük hasar yaratır.

Birçok kripto ekosisteminde stop avı tartışılır; fakat pratikte çoğu tetiklenme, likidite ve volatiliteyle ilgilidir. Stop’u “mutlaka çalışacak” sanmak yerine, stop tetiklenirse kaybın kabul edilebilir kalması hedeflenmelidir.

Karar Matrisi (Evet=2 / Kısmen=1 / Hayır=0)

  • Bu işlemde stop seviyesi “senaryo bozulma” noktasına dayanıyor mu?
  • Pozisyon boyutu, işlem başına risk limitine göre mi hesaplandı?
  • Günlük toplam risk limiti aşıldı mı?
  • Likidite/volatilite, stopun tetiklenmesini makul kılıyor mu?
  • Plan dışı duygusal tetikleyici var mı (FOMO/FUD, intikam işlemi)?

Skor Yorumu:
0–7: Plan zayıf; işlem açmak yerine kuralları netleştirip boyutu küçültmek daha güvenli.
8–13: Orta seviye; pozisyonu küçültüp stop/plan gerekçesini netleştirerek ilerlenebilir.
14–20: Disiplin yüksek; risk limitleri korunuyorsa işlem daha kontrollü sayılır.


Risk-ödül oranı nedir? (Risk reward ratio) Ne zaman anlamlı?

Risk ödül oranı nedir sorusu, bir işlemde hedeflenen kazancın kabul edilen kayba oranıdır. Örneğin 1.000 TL risk alıp 2.000 TL hedeflemek 1:2 oranıdır. Bu oran tek başına mucize değildir; çünkü isabet oranı (win rate) ile birlikte değerlendirilir. 1:3 hedefleyen ama %20 isabetle çalışan bir sistem, masraflar ve kaymalarla zorlanabilir.

Trading risk yönetimi açısından pratik eşiklerden biri, en az 1:1,5–1:2 bandını hedeflemektir; ancak bu “mutlak kural” değil piyasa koşuludur. Son dönemde yatay piyasada 1:1 civarı daha gerçekçi olabilirken trend dönemlerinde 1:3 gibi oranlar daha mümkün hale gelir.

Soru: “1:3 yaparsam mutlaka kazanır mıyım?” Cevap: Hayır. Oran, sadece “kazanırsan ne kazanırsın”ı söyler; kayıpların sıklığı ve büyüklüğü kontrol edilmezse oran tek başına yeterli değildir. Risk yönetimi, oranı strateji ile uyumlu tutmayı hedefler.


Volatilite, kaldıraç ve drawdown: Sermaye neden erir?

Volatilite riski kripto tarafında “normal” kabul edilen hareket aralığının geniş olmasıdır. Bu, stopların daha sık tetiklenmesine ve pozisyon boyutunun daha hassas ayarlanmasına neden olur. Drawdown nedir diye sorulduğunda ise cevap, sermayenin zirvesinden dip noktasına yaşadığı maksimum düşüştür. %20 drawdown’u telafi etmek için yaklaşık %25 kazanç gerekir; %50 drawdown’u telafi etmek için %100 kazanç gerekir.

Kaldıraçlı işlem riskleri burada büyür: 10x kaldıraçta %2 ters hareket, teminat üzerinde yaklaşık %20 etkidir (komisyon ve fonlama hariç). Birçok kripto ekosisteminde fonlama oranları ve likidasyon marjları da devreye girer; bu yüzden kaldıraç, sadece “daha çok kazanma” değil “daha hızlı kaybetme” aracıdır.

Spot işlem riskleri daha “yavaş” görünse de, stop kullanmayan kullanıcılar için düşüşler büyüyebilir. Pratikte risk yönetimi konusunda en çok yapılan hata, spotta “nasıl olsa geri gelir” düşüncesiyle tek varlığa yığılmaktır.


Portföy risk yönetimi: Spot ve vadeli birlikte nasıl dengelenir?

Portföy risk yönetimi, tek işlem riskine ek olarak varlıklar arası korelasyonu da düşünür. Birçok Altcoin aynı anda düşebilir; bu yüzden 5 farklı coin almak, her zaman çeşitlendirme anlamına gelmez. Altcoin tarafında korelasyonun yükseldiği dönemlerde, portföyün toplam riski beklenenden büyük olabilir.

Uygulanabilir bir yaklaşım: toplam portföy riskini “eşik” ile sınırlamak. Örneğin aynı anda açık pozisyonların toplam riski %3’ü geçmesin. Böylece 3 pozisyon açsanız bile her biri %1 risk taşır ve toplam kayıp kontrol altında kalır.

Birçok kripto ekosisteminde spot + vadeli birlikte kullanıldığında hedge mantığı devreye girebilir; ancak pratikte hedge yaparken iki tarafta da komisyon ve fonlama maliyeti oluşur. Bu yüzden hedge, “her zaman açık kalsın” değil “belirli senaryoda” kullanılmalıdır.


Duygusal trading hataları: FOMO/FUD ile risk nasıl büyür?

FOMO FUD nedir sorusu, risk yönetiminin psikolojik tarafına bağlanır: FOMO yükselişi kaçırma korkusuyla acele alım; FUD ise korku-belirsizlik-şüphe ile panik satış eğilimidir. Son dönemde sosyal medya akışları ve anlık bildirimler, işlem disiplinini bozup plansız büyüklükte pozisyonlara yol açabiliyor.

Risk yönetimi tarafında sık görülen bir durum, “bir kez kaçırdım” hissiyle pozisyonu normalin 2–3 katına çıkarmaktır. Bunun sonucu, küçük bir geri çekilmede stop olmak veya stop koymadan zarar büyütmektir. Önlem: işlem öncesi maksimum risk ve günlük limit yazılıysa, duygusal kararlar daha zor uygulanır.

Soru: “Panikte stopu kaldırmak daha mı iyi?” Cevap: Genellikle hayır. Stopu kaldırmak, planı iptal edip riski sınırsızlaştırır. Daha doğru seçenek, boyutu küçültmek veya işlem açmadan önce stop seviyesini senaryo ile uyumlu belirlemektir.


Hata Avcısı: En sık yapılan 10 hata (hata + sonuç + önlem)

Gerçek projelerde risk yönetimi ile ilgili karşılaşılan sorunların çoğu, küçük disiplin kırılmalarının zincirleme büyümesidir. Aşağıdaki listeyi kontrol etmek, “aynı hatayı tekrar” döngüsünü azaltır.

  • Stop belirlemeden işleme girmek + kaybın nereye kadar gideceğini bilmemek + işlem öncesi invalidasyon seviyesini yazmak.
  • Her işleme aynı miktarla girmek + volatil paritelerde orantısız kayıp + pozisyon boyutunu stop mesafesine göre hesaplamak.
  • İşlem başına %3+ risk almak + 4–5 kayıpta moral ve sermaye çöküşü + %0,5–%2 bandında kalmak.
  • Kaldıraçla “telafi” denemek + likidasyon riskinin büyümesi + kayıp sonrası işlem boyutunu küçültmek.
  • Stopu çok yakın koymak + gürültüde tetiklenme + yapı/volatiliteye göre makul mesafe seçmek.
  • Stopu uzak tutup pozisyonu küçültmemek + stop vurunca büyük zarar + risk tutarını sabit tutup boyutu uyarlamak.
  • Günlük risk limiti olmadan işlem yapmak + kötü günde seri kayıp + günlük toplam kayıp eşiği koymak (örn. %2).
  • Komisyon ve kaymayı hesaba katmamak + düşük R:R’de kârlılığın erimesi + hedef/stop planına maliyeti dahil etmek.
  • Tek varlığa yığılmak + portföyün tek haberle sarsılması + korelasyonu yüksek varlıklarda toplam riski sınırlamak.
  • FOMO ile plan dışı giriş yapmak + yanlış zamanlama ve büyük boyut + “bekle-tetikle-uygula” kuralı ile giriş yapmak.

3 Kullanıcı Senaryosu

1) Yeni Başlayan Spot Kullanıcısı
Risk: Stop koymadan ortalama düşürerek zararı büyütme.
Model: İşlem başına %1 risk + yapı bazlı stop + toplam açık risk %2 sınırı.
Hata: “Nasıl olsa geri gelir” düşüncesiyle tek varlığa yığılma.

2) Vadeli İşlemde Kaldıraç Kullanan Trader
Risk: 10x–20x ile küçük harekette teminatın erimesi.
Model: Düşük kaldıraç + sabit risk tutarı + günlük kayıp limiti %2.
Hata: Kayıp sonrası boyutu büyütüp “telafi” denemek.

3) Düzenli Al-Sat Yapan Orta Seviye Kullanıcı
Risk: Çok işlem + komisyon/kayma ile net kârın erimesi.
Model: Daha az ama kaliteli setup + 1:2 civarı R:R + maliyet dahil plan.
Hata: Düşük R:R işlemleri art arda açıp “süreç kârını” zayıflatmak.


Uygulanabilir bir risk yönetimi rutini kurma

Risk yönetimi rutini, “kurallar”ın tek sayfada toplanmasıyla başlar: işlem başına risk (%1 gibi), günlük limit (%2 gibi), aynı anda açık toplam risk (%3 gibi) ve maksimum kaldıraç (örn. 3x–5x). Son dönemde disiplinli kullanıcıların ortak noktası, bu kuralları piyasa açılmadan önce belirleyip işlem sırasında pazarlık yapmamasıdır.

Uygulama adımı: Her işlem için 3 satır yazmak yeterli olabilir: (1) giriş nedeni, (2) stop seviyesi ve gerekçesi, (3) hedef ve R:R. Bu yaklaşım, birçok kripto ekosisteminde “plan dışı” hareketleri azaltır. Ayrıca haftalık performansta sadece kâra değil, kurala uyuma da puan verildiğinde davranış kalıcılaşır.

Bu rutini takip ederken piyasanın temel dinamiklerini anlamak da yardımcı olur; örneğin Bitcoin hareketleri genel risk iştahını etkileyebilir. Ayrı bir noktada fiyat oynaklığının psikolojiye etkisini görmek için Bitcoin fiyatı gibi görünür göstergeler bile “duygu dalgası” yaratabilir; bu yüzden kurallar, duyguya karşı bariyer görevi görür.

Mitos vs Gerçek

  • Mitos: “Stop koyarsam mutlaka zarar ederim.” Gerçek: Stop, yanlış senaryoda zararı sınırlayıp büyük kaybı engeller.
  • Mitos: “Daha çok kaldıraç daha hızlı para demek.” Gerçek: Kaldıraç, küçük hatayı büyütür ve teminatı hızla eritebilir.
  • Mitos: “Her işlemi 1:3 yaparsam garanti.” Gerçek: R:R, isabet oranı ve maliyetlerle birlikte anlam kazanır.
  • Mitos: “Çok coin almak otomatik çeşitlendirmedir.” Gerçek: Korelasyon yüksekse portföy tek yönde hareket edebilir.
  • Mitos: “Kayıp sonrası boyutu büyütmek mantıklı.” Gerçek: Kötü seri devam ederse sermaye daha hızlı biter; boyut genelde küçülmelidir.

Mini Sözlük

Pozisyon Boyutu: Bir işlemde alınacak/satılacak miktarın, stop mesafesi ve risk limitine göre belirlenmesi.

Stop Loss (Zarar Durdurma): Fiyat belirlenen seviyeye gelince pozisyonu kapatarak kaybı sınırlayan emir/plan.

Risk-Ödül Oranı (R:R): Kabul edilen kayba karşı hedeflenen kazancın oranı (örn. 1:2).

Drawdown: Sermayenin zirveden dibe yaşadığı maksimum düşüş yüzdesi.

İşlem Başına Risk: Tek pozisyonda kaybedilebilecek maksimum sermaye yüzdesi (örn. %1).

Volatilite: Fiyatın kısa sürede ne kadar oynadığını gösteren hareket genişliği.

Kontrol Listesi

Transfer Öncesi (6 adım)

  • İşlem başına risk yüzdesini (örn. %1) yaz ve değiştirmeden uygula.
  • Stop seviyeni “senaryo bozulma” noktasına göre belirle.
  • Stop mesafesine göre pozisyon boyutunu hesapla; miktarı rastgele seçme.
  • Hedef seviyeni ve en az 1:1,5–1:2 R:R mantığını kontrol et.
  • Günlük toplam kayıp limitini (örn. %2) kontrol et; aşılıyorsa işlem açma.
  • Komisyon/kayma etkisini düşün; çok düşük hedefli işlemleri ele.

Aylık Bakım Rutini (6 adım)

  • Son 30 işlemde kural ihlali sayısını çıkar; hedef: 3’ün altı.
  • Ortalama R:R ve isabet oranını birlikte değerlendir; sadece kâra bakma.
  • Maksimum drawdown’u ölç; %10–%15 üstü ise risk yüzdesini düşür.
  • En çok zarar yazdıran 2 hatayı seç ve bir “yasak kural” ekle.
  • Korelasyon yüksek paritelerde toplam açık riski azaltacak sınır koy.
  • İşlem günlüğünü sadeleştir: giriş nedeni + stop gerekçesi + sonuç notu.

SSS

Risk yönetimi nedir, kriptoda neden bu kadar önemlidir?
Risk yönetimi, kaybı sınırlandırıp sermayeyi koruyarak piyasada kalmayı sağlar. Kriptoda volatilite yüksek olduğu için küçük hatalar bile büyük zarara dönüşebilir.

Pozisyon boyutu nedir ve nasıl belirlenir?
Pozisyon boyutu, stop mesafesi ve işlem başına kabul edilen risk tutarına göre hesaplanır. Aynı miktarla her işlem, farklı volatilitede farklı risk demektir.

Stop loss nedir, zarar durdurma nereye konur?
Stop loss, senaryonun bozulduğu seviyeye konur; “kayıp istemediğin” noktaya değil. Yapı ve volatilite göz önünde bulundurulursa tetiklenme riski daha doğru yönetilir.

Risk-ödül oranı kaç olmalı?
Tek bir sayı yok; fakat çoğu pratik senaryoda 1:1,5–1:2 bandı sürdürülebilir kabul edilir. İstikrar için isabet oranı ve maliyetler de birlikte düşünülmelidir.

Kaldıraçlı işlem risklerini azaltmanın en hızlı yolu nedir?
Daha düşük kaldıraç, daha küçük işlem başına risk ve günlük kayıp limiti belirlemek en hızlı üçlüdür. Kayıp sonrası boyutu büyütmemek de kritik bir korumadır.

⚠️ Önemli Not: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Yatırım tavsiyesi değildir. Burada yer alan hiçbir ifade “al / sat / tut” önerisi değildir. Kripto varlıklar yüksek risk ve volatilite içerir; karar almadan önce kendi araştırmanızı yapın ve gerekirse lisanslı bir uzmana danışın. Tüm kararlar sizin sorumluluğunuzdadır...

© bitcoinkactl.com

0 Yorum

Bu içeriğe henüz yorum eklenmemiş.

Yorum Gönder

Yorumunuz onay sürecinden geçtikten sonra yayınlanacaktır, lütfen bunu düşünerek argo kelime içermeyen yorumlar gönderin.